ünlü müzisyen dostum michael jordan'ın ilk oscarını aldığı akşamdı. valla yalan olmasın, seneyi hatırlamıyorum. pijamalarımı giymiş onu radyodan büyük bir coşkuyla dinliyordum. yirmi sonra dakika kapı çalınılır çalınılmaz kapıyı çalanın kapıyı çalan dostumsu michael jackson olduğunu çak diye çaktım. sarılışmalar
marılışmalar derken elinde tuttuğu hediye paketinin içinden gelen köpek sesleri beni açıkçası pek şaşırtmadı. çünkü ünlü dostum michael şumaher ne zaman misafirliğe gelse bana mutlaka en sevdiğim çikolatalı köpeklerden
getirirdi. beni yine bir kez sağolsun daha tekrardan haklı çıkardı yeniden. onu içeriye buyur ettim. boş zamanlarında kar kayağı yapmaya bayıldığı için ayağındaki kızaklarını çıkarmamıştı. kendisine; lütfen kızaklarını çıkarır mısın ıyy, halılarıma zarar veriyor ta! şeklinde, bence son derece modern bir warningde bulundum. anlayışla karşıladı ve paltosunu kapının yanındaki palto asma ağacına bir dilek dileyerek bağladı. umarım inşallah olur sevgili dostum, umarım sen de hayallerini süsleyen hayallerine bu yıl kavuşursun demek istedim de üşendim ve o
salona geçerken camı açıp kahveci arkadaşım nihat'tan çay suyunu koymasını emrettim. siparişimi ekrem aldı. valla yalan olmasın ya yedi ya yedi dakika sonra çaylarımızı getirdi kargocu çocuk. ona bahşiş bıraktım. fakat çayları alır almaz kapıyı suratına kapadığımdan bahşişi evin içinde nereye bıraktığımı göremeyerek gitmek durumunda kaldı yazık. kısa günün karını garanti
bankasının internet şubesine girerek değerlendirmeliydim, lendirdim. kendime hisse senetleri ile bir miktar fatura aldım. ünlü dostum suat suna'nın o birbirinden hoş şarkıları eşliğinde küresel ısınmadan tut da global warming'e kadar bir çok konudan konuştuk. çeşitli bilgi alışverişlerinde bulunduk. bilgilerde yüzde beşlere kadar varan indirim beni dahi tam bir alışveriş manyağı yapmıştı. çılgınlar gibi bilgi alıyor, bilgi alıyor, bilgi alışıyorduk. bir ara o kadar bilgilendik ki hatta, dostum coşkun
amos'un o güzelim piyano dıtdıtları duyulmaz hale geldi. ancak ne üzüc
ü ki okuduğum kitaplarda allah kahretsin piyano duyulunamaması durumunda ne yapılınmak gerektiği yazmıyordu. kızgınlandım vasıtasıyla haykırdım: ne sikime okuyoruz bu kitapları, ha? söyler misin gaucho de assis moreira? insan bir bilgi verir canım! ne o öyle içi boş bo
ş! hiç!
ege kıyılarının girintili çıkıntılı olmasının nedeni dağların kıyıya dik uzanmasıdır. bir başka deyişle, ege kıyılarına dik uzanan dağlar kıyıların girintili çıkıntılı olmasına neden olmuştur. ummalar.