- Romantik misinizdir? : Romantikim. Tabii bu biraz da romantizm’den ne anladığınıza bağlı. Öyle çiçek, böcek, doğa, orman konularından bahsediyorsanız pek sayılmaz. Nitekim size romantik gelip de bana romantik gelmeyen, bana romantik gelip de size romantik gelmeyen milyonlarca şey olabilir. Örneğin sevgililerin birlikte bisiklete binmesi, bisiklet yarışı yapması; bence bu inanılmaz romantik bir şey. Sonuçta her gün birileriyle bisiklete binmiyoruz. Aslında bir bakıma şöyle sadeleştirsek iyi olur: kötü bir çağdayız. Artık herkes, herkes gibi davranıyor. Herkese, herkese davrandığımız gibi davranıyoruz. Veya herkesten, herkesten gördüğümüz davranışları görüyoruz. Günde yüz elli farklı kişiyle yüz elli kez mailleşiyor, kırk adet insanla, aynı anda marketin kapısından içeri giriyor, aynı raflarda aynı ürünleri inceleyip içlerinden en ucuz ama en kalitelisi hangisi seçmeye çalışıyoruz. Bu hiç romantik değil. Oysa şimdi şuradan bir kadın gelip size tokat atsa; bence bu muhteşem romantik olur. Tabii her gün tokat yemiyorsanız, orasını bilemeyeceğim. Orasını bilemediğim bir çok konu olduğu için bu da bana romantik gelmedi. Mumlar romantik değil ama. Kendi elimizle mum yaptık mı, işte onu bilmiyorum, sanırım romantik. Doğayı korumalıyız. Odadan çıkarken mumları üflemeliyiz. Çöplerimizi ayrıştırarak atmalıyız ve bir gün, çöp konteynerının başında, çöplerini ayrıştırarak bırakan bir kadınla feci halde çarpışmalıyız. Bu, küçük bir kıyamet alameti de olabilir. İstanbul’da konteyner sayısı çok az. İnsanlarımız yeterince çarpışamıyor. Tesis yetersiz anlayacağınız. Bunda iddialıyım; çarpışmak kesinlikle çok romantik bir şey. Sonuçta bir kaza. Bütün kazaların da bilinçsizce olduğunu, bir anlık gafletten kaynaklandığını düşündüğümüzde; işte bu tad. Millet olarak böyle tadlara ihtiyacımız var. Yüce Türk milletinin papillaları her zaman en güzel tadları hakediyor. Hayır, kaza yapmalıyız demiyorum, allah muhafaza, tatlı tatlı çarpışmalıyız. Film gibi olmalı. O sırada güneş doğuyor ve ortada inanılmaz bir kum fırtınası gürlüyor olmalı. Bardaktan ilk celsede boşanırcasına bir yağmur yağıyor olmalı. Islanmamalıyız, ayağımız kaymamalı, düşmemeli ve düşürmemeliyiz. Sanki yıllardır çarpışıyormuşuz gibi efendi efendi, olgunlukla karşılayıp bu gelişmeyi; özür dilemeliyiz: “Özür dilerim, yanılmıyorsam az önce çarpıştık da! Onun için özür dilemeyi düşündüm. Bu hoşunuza gider sandım. Umarım hoşunuza gitmiştir. Hoşunuza gitmediyse tekrar özür dilerim.” Kadınlar bayılıyor birisi onlardan gelip özür dilesin. On iki yıllık hayatımda bunu iyiden iyiye anladım. Hatta o kadar ki; yedi farklı kadına özür dileye dileye ilerlerseniz, istediğiniz kadına ulaşıp ondan özür dileme şansına nail olabiliyorsunuz. Enteresan. Bunlar hep incelenmesi gereken şeyler. Geçen gün bir vapura bindim ayıptır söylemesi. Bazen paraya kıyar, binerim vapura. Elimde powerballum vardı ve inanılmaz muhteşem bir tempo yakalamıştım. O sırada, powerball’un temposunu fazla kaçırmış olacağım, o son turu atmayacaktım; kolum omuzumdan çıkıp karşı koltukta oturan kadının kafasına çarptı. Yerimden kalkıp kolumu almaya gittiğimde inanılmaz bir boş gürültü duydum. Meğersem kadından geliyormuş. “Lütfen gürültü yapmayı kes!” diyerek yerinden fırlayan kolumu kibarca alıp omuzuma taktım. Bence fena olmadı. Ortalık biraz kan gölüne döndü gerçi ama sorun değil. Artık kosla actionla kan lekeleri bile çıkıyor. İnsanlık ulaşabileceği en üst teknolojiye ulaştı. Sanmıyorum ki daha sıfırdan, tamamen yeni, mevcut ürünlerin geliştirilmiş hali olmaktan çok çok öte, taptaze bir icat daha yapılsın. Bu mümkün değil. Sene olmuş iki bin dokuz. Şurada kıyametin kopmasına, hayır orada değil, parmağımın ucundan bakın tam şurada: kıyametin kopmasına alt tarafı birkaç sene kaldı. Tabii takdir-i ilahi, bunlar benim tahminlerim yalnızca. Zaten şimdiye kadar binlerce kez kıyamet koptu kopacak sanıp durmuş insanlar. Atalarımız filan. Belki de o ana tanıklık edebilme arzusudur, kendisini şanslı nesilden sayabilme arzusudur insanın. Kimbilir. Belki psikoloji bilir. Sanırım o insanlarla filan da ilgileniyor. Değişik bir alan. Psikoloji konularının geliştirilmesine devlet daha fazla kaynak ayırmalı. Sayısal lotodan ve milli piyango’dan nasıl asla yapamayacağımızı düşündüğüm olimpiyatlara milyarlarca para gidiyorsa, bu güzelim milletin ruh sağlığının yerine gelebilmesi için, ayrıca bir psikoloji fonu da oluşturulmalı. Burada toplanan paralar ile her köşe başında devletin bir psikoloğu olup, insanları, halkımızı dinlemeli, onların sorunlarını çözmesine yardımcı olmalı, “ilaç yazan hangisiydi, psikolog mu psikiyatr mı hep karıştırıyorum yaa” diye ortalıkta gezinen aptal genç kızlarımız bir an önce ilaçlı veya ilaçsız tedavi olup, tedavi edilip daha doğrusu, vatana millete hayırlı bir evlat haline getirilmeli. Başka bir ülke yoktur ki gençleri içerisinde yaşıyor olmaktan bu kadar gocunsun, bu kadar nefret etsin. Genetik midir nedir, insanlarımıza ülkesini, içinde yaşadığı, havasını soluğu, suyunu içtiği memleketini sevdiremiyoruz. Sanki lanetlenmişiz. Konu dünya sevgisi olunca aslan kesilen güzelim yurtdaşlarımızı, dünya vatandaşlarımızı, sınırlar kalksın, yaşasın hümanizm, aslolan insandır diye bağıran gençlerimizi bir türlü anlayamıyor, onlara yardımcı olup bu ülke için bir şeyler yapmalarını, iyi kötü, sağlayamıyoruz. Atatürk o günlerde, muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur derken hangi duygular içerisinde, neyi kastediyordu belki hiçbir zaman tam olarak bilemeyeceğiz. Ama şundan eminim ki, ortada kesinlikle bir kan var. Hem de yıllardır. Romantiğimdir.
18062009
GAZELLER:
1. Gazel ne demek bilmiyorum, eski bir şey olması lazım Olsun, varsın: Sayın seyirciler ülkemizde güzel şeyler de oluyordu hani 2. Dünya üstlerden ve altlarından hafif fani Topkapı Sarayı’nı ziyaret ettim de Kanuni Sultan Süleyman olasım geldi 3. Biberonu üç yaşında bırakmışım. Bunu bir fotoğraftan çıkardım Sonra şu kararı aldım: Her fotoğrafın arkasına, tarihler yazılacak 4. O sıralar Fransız Sinemasına ilgi duyuyorum çünk. Kadınlar çok üzel Aşağıdan yukarıdan yolun sonu dokuz harfli ilk harfi çıkmış g 5. Bunu yazarken gmail notifierımdan garanti bankası ibne mi ya Ha bire mail atıyorlar, habire böyle mi yazılıyor 6. TNT diye bir kanal varmış, fakat o bende çok uzakta, 250lerde filan Onu izlemeyi hep unutuyorum. Sahiden güzelse belki izlerim 7. Televizyon izlemiyorum. Kitap okuyorum Ama bence ilerleyen yıllarda kitap kalksın. Görüntü yok ve bu çok sıkıcı 8. Masamın üzerinde Mahfi Eğilmez’in Hazine adlı kitabı var. Baya gerçek hazine, nereden geldi hatırlamıyorum içinde hesaplar gördüm 9. Cep telefonları kapaklarına göre üçe ayrılır bunlar bir kapaksız İki kayan kapaklı, üç şey kapaklı. Şey kapaklıya istiridye kapak da deniliyor 10. En sevdiği kalemimim şeyi kırıldı. Buna çok üzüldüm Artık onu kullanasım gelmiyor. Takma yeri yani 11. Aklıma şöyle bir site içat etmek geldi. Buna göre içat ettiğim site bütün siteleri indexleyecek bir arama motoru adı google olacak 12. En sevdiğim hiçbir şeyin olmaması çok beni yoruyor Keşke en sevdiğim şarkı olsaydı. Onu hep dinlerdim 13. Bir salise müziği kısıcam. Fıratpenin iğrenç bir reklamı var bir de Altın kadar değerli diyor. Çerçeveye diyor. Tuhaf 14. Trafikte sıkıştıkça amına koyayım istanbul.mp3 Mübarek ne orospu çocuğu yaptı bu sene beh 15. Türkiyemizi bölmek isteyen faaliyetlere fırsat tanımayacağız Varlığımız Türk varlığına and içeriz 16. Elimde olmadan şöyle elli filan insanın üzerinde olumlu etkim var İyi güzel de bu beni yoruyor. Negatif enerji oluyor bu başıma 17. Şöyle bir Hakan’ın teorisi mevcu: Teğer bir konser kaydının Aynısı klipse, ama konserde daha değişik söylemiş olabilir 18. Bence doğru. Şu hangi kuyruğa girersen öteki ilerlermiş olan İşte bence o doğru. En çok bankalarda oluyor. Doğru ama 19. Madagaskar Rallisindeyiz o gün. O yüzden ağzımız burnumuz toz olmuş Bunu gören nasreddin hoca ne dese beğenirsiniz 20. Geçen gün bir bir şeyciye girdim. Kasadaki adama öteki daha önemli adam Beyefendi sürekli müşterimiz yüzde 25 indirim yapalım dedi 21. Tabii ki oraya ilk kez gidiyordum ve kesinlikle oralı değildim Dışarı nasıl ödeme yaptıktan sonra kaçtım hatırlamıyorum 22. Eski sevgililerimden birinin şarkıcı Hamiyet’in son haline benzemesi Benim bunu ece erken’in sabah programını izlerken görüşüm ve nasıl korkuşum 23. Çokokrem’in bir kilogramlığı çıkmış Fakat ben çok zengin olduğum için only Nutella yiyorum, hoho 24. Dinle plakların öteki üzerindeki kıvrımlı çizgiler: Bebeğimin beşiği çamdan, yuvarlandı düştü damdan 25. Mercedes, yani kro arabası, bence jipleri fena değil Bazen bazı markalara çok haksızlık ediyorum, gözlerinden öperim 26. Askeri müzede mehter takımı ile bir grup izleyici Kazanan dostluk oldu. Madem ki koç burcuyum, müziğim o tür yazıyor sitelerde 27. Güzel bir kadınla tanıştım. Yani galiba Tanışma kısmı doğru da, iç güzelliği ikinci önemli 28. fizy.com diye müzik dinlenen bir site hani aslında çok basit bir fikir, niye tuttu anlamadım 29. Cennet benim elimin değdiği yer Fox tv’deki bir magazin programı böyle iddialı laflar ediyor sürekli 30. Çok sinirli duruyor, dedi Boşversene, dedim, duruyor ya sonuçta 31. Yoğurt reyonunun önünde hızlıca karar verebilen insan O kararı hızlıca veren insan ne güzel insan, onun askerleri ne güzel 32. Yapacak bir sürü işim mevcut Fakat nasıl üşeniyorum, anlatama 33. Kol kırılır yen içinde kalır, sakınan göze çöp batar Etekleri zil çalmak, atı alan üsküdar’ı geçti 34. Ancak kavun bıçakla kesilinebilir Şayet bu doğruysa 35. Hakkımızda insan kaynakları iletişim rss Bize ulaşın Basında biz Gizlilik Sözleşmesi 36. Hani meşhur bir hikaye mi masal mı ne Kırmızı başlıklı bir kız var, babaannesine miydi anneannesine mi 37. Zamanında bizim dedelere hep porn.com, sex.com Book.com, sinema.com filan gibi domainleri vermişler de bizimkiler ah dede ah 38. Örneğin iki adet meyve toplanacaksa şöyle toplanır Kaç tane oldukları sayılarak toplanır 39. Teker teker gelin lan burası boyu geçiyor Aksi gibi yerçekimi o gün epey az 40. Radyonun görüntülüsüne televizyon denilen yıllardayız Televizyonda programlar yayınlanır. Sırf bu yönüyle bile radyoyu andırmakta 41. Sıralamamız oluştu: bir everyway that i can iki for real Üç merve ötesi dört sibel tüzün, dinle hariç bişey unutmadıysam 42. Sırf bileklerine tüğleri belki konabilsin diye Bak ne aldım bunlar güvercin, hayatlarını uçarak kazanıyorlar 43. “gerilla marketing”, “guerilla marketing”, “gerilla”, hoh gerilla Yarrak var gibi sarıldılar buna, yani kelime olarak, yoksa güzel 44. Börekler üçe ayrılır. Bunlar önem sırasıyla bir patatesli İki ıspanaklı, üç peynirli ve dört kıymalı filan börektir 45. Sanki candan erçetin hiç yeni şarkı yapmıyor gibi Sanki o görevini yerine getirmiş ve gitmiş gibi 46. Gamze aslında kötü bir şey, oldukça bozucu Zaten millet olarak ben de yara izlerini seviyorum mesela ne var 47. Hani bana uçak filan gelmedi ağu toplayacaktık güya Rest çekecektik bol bol hani, kurum fişleyecektik? 48. Sana bir söz vermiştim onu geliştirdim San ki anadolu’nun kapıları türklere açılmış oldu birkez dah 49. Yaşamak, öyledir böyledir bir saniye not almıştım: İşte ahırlar –sorry- işte yalların ağza girişi kadar nızlık 50. Tehlike zamanlara hoşgelidin gitmelisin KARTAVALAR GÖRÜYORUM: BENİ BAĞARTMA.
12062009, pardon caps
03062009, belki çekirdek yiyeceğiz ve her şey geçecek