28şubat2008, kalbimin orta yerinde bunasıbi cumhuuuuuriyet
yılmaz bana çikolata almış. yılmaz'a mahçup oldum. olum erkek erkeğe niye çikolata alır mı lan hiç? sigara migara al, çakmak al zippo, çay al ne bileyim. çikolata. yeter artık yılmaz, lütfen daha fazla çirkinleşme!!! gittikçe iğrence benziyorsun. seni tanıyamıyorum, yılmaz bu sen gerçekten misin? bunu göreceğime öleceğimi görsem daha iyiydi, gözlerime inanamıyorum, git git, 1 gram değerin vardı onu da yok ettin be, allah belanı versin! yılmaz. bana, çikolata almış yav. 260.22008
en kısa bir film çalışması. drama yönelik. müzik için jon brion kardeşimize teşekkürler ama. 24022008
haydi bari bugün de hayli heybetli bir at olayım, olayım o olmak olsun benim hü, dünyanın en ağır kum pistlerinde baya çok zgür ışık hızlarıymışcasına koşaraktan hep, deh', deh', deh', deh'; at, hü.
: ben bir sesli harf satın almak istiyorum : tabi buyur birtanemmm : öööööö! 23.02.2008
merhaba canım,
bugün yemekte domates çorbası, ıspanak, kıymalı börek ve hiç de salatalara benze- meyen salatalar vardı. yanımdaki salak çocuk hepsinlerden alıp yedi ama ben sadece domates çorbası ve bir tane kıymalı börek aldım. kıymalı börekin kıymaları gözüme gözüme çok kıyma gibi gözüktüğünden bıçakla sürtürek onları börekten dışarı attım. kıymalı böreğin kıymalarını dışarı attığım diye artık ona hiç kıymalı börek demedim. hep sadece börek dedim. domates çorbası asla senin yapabildiğin gibiler olmadığından diye ilk başta bile pek beğenmedim. ben beğenmiyorken o soğudu. o soğuduğu için ben de hemen ona soğudum ve yiyemedim. tam bi tek böreği yiyordum ki yanımdaki gerizekalı ibne çocuk yanlışlıkla koluma çarptı. börek yanımdaki yere düştü. üstü toz ile mikrop oldu. o kadar da kıymalarını çıkarmıştım. baya üzüldüm. hemen öğretmenime şikayette bulundum,
-boşver ben sana bunun daha güzelini yaparım -boşveriyorum sen bana her şeyin daha güzelini yaparsın
gerisini zaten biliyorsun.³
3 yumurta çırpılır sıvı yağ ve süt eklenerek karıştırılır. 1 adet yufka alınıp yağlanmış fırın tepsisine düzgün olarak kenarları tepsiden sarkacak şekilde yerleştirilir ve yufkanın üzerine sütlü karışım bir kaşık yardımı ile alınarak yayılır. Bu işlem tepsinin üzerine serilecek 2 yufkanın aralarına sürülerek tekrarlanır. Geriye kalan 4 yufkanın aralarına daha önceden yapmış olduğumuz gibi sütlü karışım sürerek, ilk yufkanın kenarlara taşan kısımlarını tüm yufkaların üzerine kapatarak 1 yumurta sarısı bir fırça yardımı ile sürülerek 200 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirilir. Afiyet olsun.
Yukarıdaki metinde noluyo lan 1 adet yufkadan en fazla kaç adet yufka çıkarılabilinir?
A) Sevgimi de katıyorum B) İsteğe göre çörekotu C) Ayşe fatma anamızın eli D) Kıyma pişirdikten öncesi de koymayabilinir
merhaba canım ben de tam senden bahsediyordum. kafamızdaki çatlakları doldurmaya tnormadok denir. örneğin kafamız çatlak olduğundan için. kafamız çatlak olduğundan bunuları tnormadoklan doldurduğumuzda, oyalanıyor insan be kere bir. beynimizin kıvrımlarından sagra special musluğu gibi akıyor bacaklar, yürürkenler, tnormadok da tabii böyle bir şey değil sadece tatlım, yalnızca bacaklarınlan sınırlandırılmamalı, geniş bir kavram: poponlar!²
tehlike anında icabına bakınız
günde yirmi beş tane haber spikerini sana benzetiyorum. dört tane eczacı, iki tane de hostes aynı sen. bir takım yeşil otobüsler ve billboardlardaki kocaman gözler. bakmasananız mesela, çok hatırlatgaçsınız. kaçınız, kafamız çatlak. kafatasımızın içinde derin yarıklar oldurmaya tnormadok denir. gayet silahsız ve gayet zamansızız. saatlerden, günlerden, haftalardan, aylardan hz.şey gibi imtina ediyoruz; imdak! bu alanisi avradını sildimin saniyeleri üstümüzden tankcışlarmasına geçiyor, yıllar öğretmenim yıllar kesinlikle uçak gibi geçiyor, daha dün ikibindi şimdi ikibini sekiz geçiyor; şeydokuzyüzseksene geri geri gidebilir miyiz?
gidilecek bi yer varsa söyleyin hep beraber gidelim
kafamız çatlak başımız baştan başa vertigo. içimizdeki ses şiddeti kalıcı duyma bozukluklarına neden olabilir. hayır ben yaşadım ordan biliyorum: top sektirme rekoru kırdığımızda etrafta toptan başka şahidimiz olmamasına tnormadok denir.¹ sankit bütün beyoğlular öğlen yemeğine gitmişlar da bizimkiler aksi gibi evde yok dışarda yalnızım, sankit altına anahtarı koyacağımız bir paspasımız kalmamış, sankit sankit sanki'miş de ordan bir y çıkıp da allah rızası için iki kaynaştırmamış. sanırım yazının en güzel yeri burası oldu. sanırım yazının en güzel yeri burası oldu dediğim yeri yani, yukarlarda, her güzel uçak gibi o da çokızlı geçmesi sebebiyle.
dünyanın son ucu:
¹sensiz rekorun ısdırabını sektiriyim. ²bizim de tam senden bahsetmemize tnormadok denir. ³doğumgünün kutlu olsun iyi ki doğdun bi de mutlu yıllar.
ta.rih.2008
2002.2008, yanitabiibibakıma
aferin olmuş eurovisiın şarkısı. türban da şey bişey. fener yener sevillayı. kızlara kezzap atmışlar yav. cumhuriyet elden gidiyor. zaman güzel gazete. ben fanatik okuyorum. radikal boktan. yunanistanda deprem olmuş. geçmiş olsun. komşi. şarabın da bozuğu olur. kar tatili bekliyoruz. maçta niye kırmızı top yoktu. tüba ünsalın göğüsleri. dinimi kendi dışımda yaşıyorum. youtube'a erişim yasağı. bunu da engelleyin. wordpresse nasıl ulaşırız. bana vampir filan yollamayın arkadaşım. süper poke. götingen palas. oğuz atay büyük adam. alanisin yeni albümü yolda. ateş püskürenler. bizde iyi çekmiyor. hayret şimdiye kadar nasıl yazılmamış. atam seni çok özledik. fatih sultan mehmet bizim gibi dallama değildi. ferran abi bizi diskoya götür. çalan müziğin adını ne. sabaha kadar berabere o maç. hayatında ordan golün var mı acaba. darbe. transilvanyada şimdi saat kaç. özgürlük emek ister. teklife lokum diyor, lokum. günümüz şartlarında iyi para ama. sevgilim var olmaz. istanbula gidicem. kurtlar pususu. ilk ona gireriz. ücretleri elden ele uzatalım. merdivenlerin sağını kullanıyoruz. yemekhanede yüksek sesle konuşmuyoruz. öğretmenim siz burda ne iş yapıyorsunuz. ben burada saçlarımı uzatıyorum. kaybolan şeye çakmak denir. seni de az özlemedim. bazen rüyamda görüyorum. fotoğrafa neden başladım. beni büyütün, ağlatmayın. şimdi de dangalaklar neden ingilizce değil. fantastik. sarkastik. felsefik. otistik. öykü serterle tanıştım o benimle tanışmadı. aslında var ya bırakıcaksın sigarayı. zamanı gelince kaynaşırız. büyük hayaller kurmalıyız sevgilim. bahse girerim ki. ahmetin kafası rüştünün elinde. latif, şirin. hem kitap kurdu hem bir ahu. abdüllatif şener. tayyip. devlet. deniz çok güzel siz de gelin. yer fıstıkları. forward mail göndermeyi sevmem ama bu. çok önemli en azından bir açıp kapatın. dönüştürücü lazım. sabah sekiz akşam beş. kahrolsun pkk. şiirden anlamıyorsun demek. öyleyse raks edelim. sevginiz nerde övündüğünüz. ben mükemmel bir insanım. şey kalkmışken otur istersen hazır ayaktasın. türkiyeden sayfalar. beni unut. şok belge. biz biliriz bileceğimizi sen. işine bak ticari bekleme yapma. anılarımızda kalanlara bütünleme hakkı. bu ülkenin bir çakıl taşını bile vermeyiz. çırpınırdı karadeniz'i oku lan. ali sen de ata bak. biz onla görüşmüyoruz. biz onlan görüşmüyoruz. biz onunla görüşmüyoruz. anladım fakat o kadar güzel anlatıyorsunuz ki bir daha dinlemek isterim. burcunuz ne kadar güzel, bir anlamı var mı. insanlar kafadan gerizekalı. allah demeden olmaz. danimarkadayım elimde belgeler. tadına bakmadan tuz atacak kadar önyargılıyım. bilmiyorsan öğlen de gel. bugün burada toplanmamızın nedeni. beklenmeyen bir yan etki görüldüğünde doktorunuza başvurunuz. hayır'a evet. evet'e hayır elbet. bilmiyorum'a bilmiyorum. bilmiyorum, bence fena değil. tabii senin zevkine kalmış. tek maçtan yattım. canım sen çok iyi bir dostsun. lost başlamış. spoiler. spoiler. istersen donatalım dört bir yanı bayraklarla. herkes akıllı. domates yemeyi özlemişim. bunu da çalacak mısınız. fatihin istanbulu fethettiği kaçlısın sen şimdi. müzisyen tanıdıklarım var istersen yengeye bir müzik yaptıralım. ne mutlu şarkım diyene. herkes dünyanı. evet dünya değ. dönemin normları yavrum. steril, hijyenik, dezenfektan kelimeleri. beni bu kendisiyle ne kadar yüzle bakıp bakıp anlayacaksın: hayat tahminleri yanl, hayat tahminleri yanlı! hayat tahminleri yanlış. ve bu şimdi hiç de güzel değil. andır kalsın.
17.02.2008(bidecumartesiama)
yeşil bankın yanındaki darbukayı aldı ve çalmaya koyuldu. denizin yanında yürüyen dansöz elbiseli dansöz sesleri duyunca oynamaya başladı. ağaçların altından geçen mopmor takım elbiseli bir adam silahını çektiği gibi dapdansözü vurdu. denizden çıksa yemeyeceğim polis arkadaş olaya anında müdahale etti, darbuka yaşıyordu, dansöz ölü, suçlu yağmurdu. şemsiyeler açıldı, bakkaldan çıkan apadam koşarak denize atladı. bank dört kişiydi, poppolisin takım elbisesi yoktu. saate bakamadım yalnız. zaman çok hızlı geçiyor diye.
papparmağını rendeledik. sonra bupburnunu ve cepcennetin bilmemneresine benzeyen gözlerini. kesin benziyor ama, radyolarda okudum. sapsaçlarını da, heryerini rendeledik. pipplastik bir kabın içinde yoğurduk ve doğal olarak kulağımızın mepmemesini kontrol ettik, olmuştu yok, kıpkız. karnımız çok fakat nasıl, görmelisin. hemen buzdolabına attık biraz soğumalı. tabii öncesinde çıkarttık içindeki fili, biz de biliyoruz. arabaya sığmamıştı. kıza sos lazım olucak. üzerine sarelle damlatılabilir. sarelle zengin. nutella zengin. çokokrem fakir diye.
rüzgar yiyerek de doyulabilirmiş meğersem, tiyatroda okudum. şimdi her akşam belli bir yere gidip, uçurum gibi böyle aynı film, sanki gepgerizekalıyım da intihar edecekmişim; açıyorum aaağzımı kopkocaman. şöyle sesler çıkıyor, rüzgarı yiyerken: ğhaaaağğğhmmm. taptazeymiş mesela. bazen de bayat rüzgarlar yiyiyorum ama. o zamanlar kesin yaz maz. bana ne ya, yazmıycam. yağmuru içebiliriz. kar olmaz, iğrenç. dandik bir roman diye.
"ama senin canın hiç sıkılmaz ki", dedim, "sen masasın. olayın bu senin concuruşumm! sıkılmamak.." esat mesat bişeyler geveledi, bisiklet anlamadım. concuruş dostum mopturokum'un üstüne yumurta tavasını koyup standart boyutlardaki bütün ekmeği dikine tuturaktan sivri ucuyla iki sarıdan diğersinin ortasına bapbandım. hemen dağıldı. bu beni çok yıprattı. neyse ki üzüldüm. sırf ayıp olmasın diye.
rezalet. ipinsanlar seni hiç bakmadan dikkatli görememişler. ben gördüm, anlatayım: iki tane gözlerin var, lar renkleri ikisinin de aynı. o zaman kedi değilsin, zaten olma, çok tüy döküyorsunuz. your bi tanesinkiler kafferengi. your ötekisinki de kafferengi. yani sanırım your bütün gözlerin kafferengi diyebiliriz. kalp gözü dahil üç tane gözün var saydım. hepsi benim. gözüm aydın. burnun bir tane, anlatıyım: domuz burnu gibi. yani çok güzel demektir. yukarda allah-ü teala var der gibi duruyor, düğme filan benzetmeler de okuyoruz yine sinemalarda, hep yapıyorlar, burnun düğme gibi! mapmaşallah, dupdudaklarına ne demeli? anlıtıyım: süper bir benzetme okudum televizyonda; kiraz. yok o dupdudak içindi, ha bu da dupdudak tamam, dupdudakların kiraz işte. mavi olduğundan kesin diyedir. suratında başka ne var, şey, kaş kaş. ama dupdudağının oralarda değil, o zaman hemen çirkin olurdun. tövbe tövbe olurdun. ayy kıpkıyamet alameti olurdun. oysa ki bu senin gözlerinin üstündeler; iki tanesi. ikisi de kafferengi mi siyah mı ne, tam göremiyorum. tam göremediğim için bir benzetmede de bulunamıycam, yine de sanırım aynı boğaz köprüsü gibi, bravo, çok güzel. ötekisin de fatih sultan mehmet köprüsü. yüpyüce rabbim suratında köprü gibi kaş olan seni nasıl da yaratmış, teşekkürler, köprücük kemiklerin de cabası. böyle çıkık çıkık, aynı joni depp. kız olsa verirdim. şey yani, aman neyse, evet. tarihi görelim diye: 16.02.2008 iyi. onbeş işte bence, ---floşşşş - dalp dalıp durmasana ikide bir, misafir getireceksin! alt tarafı iyki bi neysettik hemen şey, ne var?
soru sorarak yazı bitireceğime insanların güvenini intihar ederim -robert bosch, 1402, ankara çubuk ovası (sonra yüzüğündeki rezistansı yutup..)
hah. en sevdiğim yer, insan isimleri otomotik sansür yer:
_barışalım mı? : bana ben istimiyorum barışmıycam sen hep benimle dalga yapıyosun internette _barışmazsan barışma ben de gidip kendime başka bi kız alır, ııı, onunla barışırım! : taam taam _işşte ikilemenin yararları, ya tek tamam deseydin? : ikilemekin.. o zaman sanki ona taam demişsin gibi olurdum _yes otur 5 points : hep 5 points türkiye çok güzel bi yer _sen bizi bi de haritada gör : harita? _ikilemeyi biliyosun haritayı bilmiyosun bırak şimdi allah aşkına : ikilemek biliyorum iki keremek söylerken, harita ama ne hiç, harita, harita.. harika!? _yes yes, harika harita, kesin görmüşsündür : allah aşkına? _hıı.. huu.. hu, hu love. we allah'ı sevdiğimizden dolayı, your god our allah, hep aynı şey, same thing, allah aşkına yanisi allahın hatrına, hatır? sale, yok, o satmak, sake sake : onun için diye, i see _ ya boşver şu i see'yi, sevmiyorum understand mandırstand bişey de bişey anlayasın geldiğinde : ok _ha ben de bunu biliyorum, uy!
rıdvanlara karşı tarifi zor bir sempatim var. sanıyorum ki dünyanın en teresan isimlerinden biri. rıdvansanız hayatınız boyunca bilmem kaç yüz kere o veya bu şekilde şeytan rıdvan göndermesi dolu söylemlerin hedefi olacaksınız veya hep en kahraman, bu bir. ikincisi, saçlarınız rıdvan'a benziyor mu benzemiyor mu şöyle çaktırmadan bir bakılacak. dördüncüsü, rıdvan olduğunuzdan dolayı, futbol yeteneğiniz bir şekilde merak edilecek. ne acaip.. değil mi ya? ne biliim bana acaip geldi birden. rıdvan. örneğin hasansanız, hakansanız olmaz, lemi'yseniz olabilir. lemi in a bottle, bilmem. şey de olur; tolunay. ne zaman gerçek bir tolunay görsem hemen hakiki tolunay'ı hatırlarım. daha hiç görmedim ama, olursa yani. suat da var bir ihtimal. feyyaz'a ne demeli? peki ya sergen? bazı isimler sahiden futbolcu olmak için doğmuşlar, insanları bilmem de. hami? ve orta sahaya kadar gerilip yolladığı füzeleri? necati? ı-ıh. engin? ı-ıh. oysa rıdvan, feyyaz, oysa lemi, hami; hiç öyle mi? ragıp ilginç diye ünlü bir futbolcu yok. ötekiler hep ünsüz. hülya da ünlü fakat hülya'lar hülya'yı hatırlatmıyor, futbolcu değil diye mi acaba? halbuki hülya hepsinden bile daha ünlü, ibrahim, yoo sıradan, tuncay? ı-ıh. ertuğrulsanız, belki. afedersiniz fakat adınız ne? benim rıdvanlara karşı tarifi zor bir sempatim var da. sinem mi? sinem diye futbolcu tanımıyorum, sizin üzerinize, yemin ederim. sonra sevil, simge, sevgi. sevtap? öyle kadın var, poposu kocaman. muazzez? ersoy mu abacı mı? ferit? gözleriniz mavi mi? yeşil mi? ersen martin? oldu olacak tc kimlik numarasını verelim. kennedy bakırcıoğlu, hamit altıntop, nihat kahveci.. peki bu adıyla soyadıyla hitap etme geleneğini kim icat etti? neye göre, adının uzunluğuna kısalığına mı? hasan şaş mı? ayhan akman'ın ne günahı var öyleyse, çok uzun sayılmaz, o yıldıray baştürk kadar iyi düşemiyor mu yere? gökhan gönül'ün nesi var allah aşkına? gökhan zan diye mi? rıdvanlara karşı tarifi zor bir sempatim var. soyadını hatırlamaya dahi gerek olmadığından. rıdvan. rıdvan. neydi rıdvan'ın soyadı? rıdvan.. rıdvan.. şeytan rıdvan.. hah hatırladım, ama söylemem. senin de adını sinem. gabriel batistuta. konuyla alakası yok. deminden beri yazasım var sadece, geçirecek yer bulamadım. şöyle, rahat rahat geçireyim: gabriel batistuta. gabriel batistuta. gabriel batistuta. gabriel batistuta. bobo milli takıma çağrıldı, naber? rogerio da silva bobo. boboo. bobo. boboo. ama oynamadı sanırım, yedekti ilk başta, sevgili bu günlük. bu kadar yeter. (üçüncüsü; nisan çok güzel isim. benim doğumgünüm olduğundan bi de. ay aman, ay. tarkan? mustafa? burak? suat suna. defne joy foster. jodie foster? alanis'in üstüne kıralınızı tanımam. björk ölmüş:( ebru gündeş.
yani bir gün gelir ki kafanız şişer; bir gün ki dünyadaki her isim gelir, bir gün her insana bir şey hatırlatır. sibel, selin! selma, buket! ah buket ah.. ah şermin ah.. ah mehtap ah.. yeter artık, eve gelin! )
08.02.2008■justifydenedim
burcu güneş. müzeyyen senar. yeliz yeşilmen. ahmet hamdi tanpınar. 08.02.2008aslındadeğil
: hiç holivudda bulundun mu? : hayır, ama çok aradılar : annadım. peki son bişey daha sorucam şimdi mesela niye hep dönemin norml : sorma diye : taam 07.02.08
üstüne gelince elle link oluyor. fakat o derginin sitesine gidiyor demektir. orda bu ilk sayıda neler olduğunun tanıtımı gibi başlıklarla. derginin kendisinin içinde benim de bi keresinde yazdığım bişey var. istanbulda megavizyon mephisto, simurg, ağaç. alın. hem de okuyun. biraz 3 milyon ama. bence daha pahalı olmalı. çünkü sonuçta ne kadar çok uğraşılıyor biliyor musunuz, hayır. 0.602.2008